16.10.2011

Kültürümüzde iğne oyası



Milli kültürümüzün kendine özgü niteliklerini yitirmeden, çağdaş boyutlar kazanması için kadın el sanatlarından olan oyaların, günlük yaşantımızda yerini alması, geçmişten gelen bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılması ve zamanla kaybolmaması açısından son derece önemlidir.Geçmişte Türk toplumunda, belli bir eğitimden geçmeden bu denli yüksek nitelikli el sanatı ürünleri yapabilen Türk kadınının yeteneklerinin kaybolmasını önlemek için kadın el sanatlarından olan iğne oyalarının renk, teknik ve biçim yönleriyle ele alınıp uygulanması, bu sanatın devam ettirilmesi açısından önemli ve gereklidir.

Oyacılığın örgü sanatı içerisinde önemli bir yeri vardır. Özellikle iğne oyası yapımında kullanılan ipek gibi pahalı, zor elde edilen malzeme ve zaman alan yapımı nedeniylede her zaman değerini korumuştur.

Endüstrinin gereği kurulan fabrikalarda ihtiyaç maddelerinin seri ve ucuz bir şekilde üretilmeye başlanması artık pahalıya mal olan, ağır emeği ve özveriyi gerektiren el sanatlarımızın ikinci plana atılmasına neden olmuştur.
El sanatları, bütün halk sanatları gibi, bir ulusun kültürel kişiliğinin en canlı ve en anlamlı bölgeleridir. Birçok uygarlığın beşiği olan Anadolu yine bu uygarlıkların kültürlerini her köşesinde hala yaşamaktadır. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesinden sonra bu eski uygarlıkların kültürleri yeni bir sentez içinde varlıklarını sürdürmüşlerdir. İşte bu nedenle Anadolu’daki el sanatlarının kökleri çok eskilere gitmekte bu özellik onları daha anlamlı ve araştırmaya değer kılmaktadır.
Hızlı üretim teknolojisi ve zevklerin sürekli değişmesine karşın Anadolu el sanatları Türk kadının el yeteneğinde ve çağdaş sanat anlayışına uygun olarak soyut varlığını devam ettirmektedir. Oya sanatçıları eserlerini üretirken, ümidi, sevgiyi, acıyı türlü şekillerde biçimlendirmişlerdir. Ayrıca bu alanda uğraş verirken çeşitli oyunlar, adetler ve gelenekler oluşmuştur.


Türk halkının üstün zevkini, zekasının incelik ve yaratıcılığının tamamıyla yansıtan el sanatlarından iğne oyaları ‘oya’ gibi sözüyle de güzellik sembolü olmuştur.
KULLANILDIĞI ALANLARİnsanlığın doğuşuyla beraber ortaya çıkan el sanatları; süslenmek ve yaşadığı mekanı süslemek amacıyla ortaya çıkmış, günümüze kadar gelişme göstererek gelmiştir. El sanatları içinden Türk kadınının duygu, düşünce ve inceliklerini ortaya koyan iğne oyaları, tülbent, yazma, fular, mendil, havlu kenarlarına takılmakta ve ayrıca ev süslemelerinde kullanılmaktadır.

Türk kadının el emeğini, göz nurunu ve estetik anlayışını yansıttığı oyalar adeta birer küçük sanat abidesidir. Sergilendiği yeri gül bahçesine çeviren örtüldüğü yüze büyülü bir güzellik katan oyalarımızın eşine dünyanın hiçbir yerinde rastlanmayacağını hiç çekinmeden söyleyebiliriz.

İğne oyaları;
-Oda takımları
-Yatak örtüsü
-Eşarp ve başörtüsü kenarları
-Abajur va pano saçakları
-Buluz ve gecelik yakası
-Mendil süslemeleri
-Şase ve bohça süslemelerinde
-Masa örtülerinde
-Yaka iğnesi gibi

çok çeşitli alanlarla kullanılmakta ve kullanıldığı yerleri de güzelleştirmektedir.